Dini Hikayeler – Sâlebe’nin Korkunç Âkıbeti

tarafından
775
Dini Hikayeler – Sâlebe’nin Korkunç Âkıbeti

Dini Hikayeler

SÂLEBE’NİN KORKUNÇ ÂKIBETİ

Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselam zamanında Sâlebe isminde bir Müslüman vardı. Fakir mi fakirdi. O kadar ki, tesettüre yetecek kadar elbisesi bile yoktu evinde.

Bu zat, birkaç kere fakirlikten şikâyet ederek, Peygamber Efendimizden kendisine bir miktar dünyalık verilmesi için dua etmesini istedi.

Efendimiz Hazretleri,

– ‘Tâ Salebe, sen bu haline razı ol ve Allah’a hamdet. Zenginliğin hakkını yerine getiremezsin, buyurdu.

Salebe, Efendimiz Hazretleri’nin bu tavsiyesini içten kabul etmedi ve:

Yâ Resûlüllah! Eğer ben zengin olursam, zekâtımı verir ve zenginliğin hakkını yerine getiririm, dedi.

Bunun üzerine Efendimiz onun çok ısrarından dolayı dua etti.

İlk önce Allah ona bir koyun verdi…

Derken koyunları çoğaldı. Sâlebe önce cemaatle namazı terk etti. Namazlarını tek başına kılmaya başladı.

Derken koyunları o kadar çoğaldı ki, Medine vadileri Sâlebe’nin koyunlarıyla doldu, taştı.

Bu arada ibadetini iyice aksatan Sâlebe’den, bu zekâtlarını vermesi istendi. Efendimiz tarafından zekâtlarını almak için gelen kişiye, Sâlebe’nin cevabi şu oldu.

– Varın Hazreti Muhammed’e söyleyin. Bu haracı Yahudiler verir, Müslümanlar değil.

Bu cevabı alan sahabi daha Peygamber Efendimiz ‘in huzuruna varmadan, Salebe’nin ne durumda olduğu ve akıbetinin ne olacağı haberi, Peygamberimiz’e bildirilmişti. Efendimiz Hazretleri:

– Vah Sâlebe, buyurdular.

O sırada Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellemin huzurunda bulunan Salebe’nin yanında, zekâtını almaya giden zat durumu Resûlüllah’ın huzurunda anlattı.

Bunun üzerine Sâlebe yapmacık özürler dileyerek bir miktar mal getirip zekât olarak vermek istedi. Onun getirdiklerini kabul buyurmadı. Peygamberimiz Aleyhi selamın vefatlarına kadar da her sene getirdiği halde hiçbiri kabul edilmedi.

Bu durum Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer zamanında da oldu. Yani onların zamanlarında da bir miktar bir şeyler getirdiyse de onlar da:

– Resûlüllah’ın kabul etmediği şeyi biz de kabul etmeyiz, diye reddettiler.

Hazreti Osman’ın halifeliği zamanında, Sâlebe bir vadide ölü olarak bulundu. Üzerinde Hristiyanlık alâmetleri vardı. Belinde Hristiyanların kullandıkları sunar denilen kuşak ve boynunda da haç olduğu halde ölmüş gitmişti.

 

Kıymetli Okuyucularımız Bu Dini Hikayede ;

Allah’ın sevgilisinin ve onun yolunda olan gerçek Allah dostlarının her emir ve tavsiyesini hiç itiraz etmeden kabul etmek gerekir. Onların “Bu iş senin için hayırlı değildir” dedikleri şeyden mutlaka uzak durmak gerekmektedir. Peygamberler zamanında böyle olduğu gibi, onlardan sonrada, onların gerçek vârisleri olan Allah dostları için de aynı hüküm geçerlidir. Değerli okuyucu! Bu hususu Müslümanlar hiç mi hiç akıllarından çıkarmamalıdırlar.