Oruç Nedir? Orucun Farzları Nelerdir? Oruç Kaç Kısımdır?

tarafından
467
Oruç Nedir? Orucun Farzları Nelerdir? Oruç Kaç Kısımdır?

Arapça’da “savm ve sıyâm” kelimeleri ile ifade edilen oruç, lügatte; “Nefsi meylettiği şeylerden imsak etmek yani kendini tutmak” demektir.

İslam Istılahında ise: “İkinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve beşerî münasebetten kendini tutmak, uzak durmak” demektir.

Orucun farz olduğu, Kur’an-ı Kerim, hadis-i şerif ve icmâ-ı ümmetle sabittir.

Ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:

” يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “

Cenab-ı Hak Bakara Suresi’nin 183. Ayet-i Kerimesi’nde şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler, Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki muhafaza olunursunuz.”

Allah indinde böylesine müstesna bir yeri olan oruç ibadeti Ramazan-ı Şerif Ayı’nda ifa edilir.

Zira Cenab-ı Hak orucun farz olduğunu ifade buyurduğu ayet-i kerimenin devamında “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler oruç tutsun.”[1] buyurmaktadır.

Oruç, din-i celil-i islam’ın en büyük rükünlerinden ve şer’-i şerif’in en kuvvetli kanunlarındandır. Nefs-i emmare bu mücahede ile terbiye olunur. Fenalığa olan hırslar oruçla teskin edilir. Yukarıda mealini verdiğimiz ayet-i kerimede geçen “umulur ki muhafaza olunursunuz” ifadesi şu şekilde tefsir olunmuştur: “Oruç sayesinde nefsinize ve şehvetlerinize hâkim olmak melekesini kazanarak, günahlardan ve tehlikelerden sakınıp mertebe-i takvaya erebilirsiniz.”

Hicretten bir buçuk sene sonra, Şa’ban Ayı’nın onuncu günü farz kılınan Oruç ibadeti, İslam’ın üzerine bina kılındığı beş temelden biridir. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.),  “Mebani-i İslam Hadisi” diye meşhur olan hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “İslam beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v.)’in Allah’ın Rasülü olduğuna şahadet etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Ramazan orucunu tutmak ve gücü yetiyorsa Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek”.

Bir hadis-i kudsî’de Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Oruçlu kişi yemesini, içmesini ve diğer arzularını benim rızam için terk eder. Oruç, doğrudan doğruya benim rızam için yapılan bir ibadettir. Her iyiliğin karşılığı on misli sevab olduğu halde, orucun mükâfatını ben vereceğim.”[2]

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de oruçla alakalı olarak şöyle buyurmuşlardır: “Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa ‘ben oruçluyum’ desin. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır. Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”[3]

Orucun Farzları

Orucun Farzı Üçtür;

     1) Niyet etmek,

     2) Niyette orucun ilk ve son vaktini bilmek,

     3) İkinci fecirden (imsaktan) itibaren güneş batıncaya kadar, orucu bozan şeylerden kendini tutmaktır.

Oruca başlama zamanına “İmsak”, orucu açmaya da “İftar” denir.

ORUCUN KISIMLARI

Oruç altı kısımdır:

   1- Farz Oruç: Ramazan orucunun edâ ve kazâsı ve keffâret orucu.

   2- Vâcip Oruç: Bozulan nâfile orucun kazâsı ve adak orucu.

   3- Sünnet Oruç: Muharrem ayının 9’uncu günüyle beraber Aşûrâ günü yani 10’ncu günü tutulan oruçtur.

   4- Mendûp Oruç: Her aydan tutulan 3 gün oruç. O üç günün “eyyâm-ı biyz” yani ayın 13, 14, 15’inci günleri olması da mendûptur.

   5- Nâfile Oruç: Bu oruçlardan başka mekruh olmayan oruçlar nâfiledir.

   6- Mekrûh Oruç: Yalnız Âşûrâ gününde tutulan oruçtur. Ramazan Bayramının birinci, Kurban Bayramının 1, 2, 3 ve 4’üncü günleri oruç tutmak tahrimen mekruhtur.


[1] Bakara Suresi, Ayet 185

[2] Sahih-i Buharî, Savm 3

[3] Sahih-i Buharî, Savm 9; Sahih-i Müslim, Sıyam 163