Yılbaşı Kutlamak Günah Mıdır? Müslüman Yılbaşı Kutlar mı?

tarafından
673
Yılbaşı Kutlamak Günah Mıdır? Müslüman Yılbaşı Kutlar mı?

Yılbaşı Kutlamak Günah Mıdır?

Müslüman Yılbaşı Kutlar mı?

اَعُوذُبِااللهِ مِنَ الشَّطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّ حِيمِ

وَلَنْ تَرْضَى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَاالنَّصَا رَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ ○ قُلْ اِنَّ هُدَى اللهِ هُوَالْهُدَى○ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَا ءَهُمْ بَعْدَالَّذِى جَا ءَكَ مِنَ الْعِلْمِ○ مَالَكَ مِنَ اللهِ مِنْ وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ●   سورة البقرة آية ١٢٠ 

MEÂLİ: “Sen onların milletlerine tabi olmadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar. De ki: «Her halde yol Allah yoludur.» Şanım hakkı için sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra, faraza onların arzularına uyacak olsan, Allah’tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı bulunur.” (Bakara Suresi Ayet 120)

Her bir Müslümanın hayatında meydana gelen en önemli değişiklik, onun ALLAH katında değerli olan şahıslara ve hayatlarına duyduğu ilgi, yakınlık, hayranlık ve onlara benzeme arzusudur. Esasen insan şekillenmesinde, insan-ı kâmil ya da insan-ı nakıs olmasında kimleri örnek aldığı meselesi çok önem arz eden bir husustur. Buna “TEŞEBBÜH “denilir. Yani model edinme (rol-model) ve numune alma mevzudur.

 

الحديث: مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوَمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

“Kim bir topluluğa benzemeye özenirse o da ondandır.”

Hadis-i Şerif’i ile Hıristiyan ve Yahudilerin adetlerine özenti duymayı hoş görmeyen yüce Peygamberimiz, taklitçiliği âdet haline getirenlerin milli ruhunu kaybedip özendiği o topluluğun mahiyet ve karakterini kazanacağına işaret etmiştir.

Beşerin yıkıcı eliyle değiştirilmiş bulunan Hıristiyanlık ve Hahamların oyuncağı haline gelmiş Yahudilik, her türlü propaganda vasıtasını kullanarak dikkatleri üzerine çevirmek ister. Bunda başarılı olunca önce fikirlerini aşılar daha sonra, değişime uğrayarak eskimiş hükümlerini kabul ettirmeye çalışır.

İşte Kur-an’ı Kerim bu hususu şöyle açıklamaktadır:

“Ne Yahudiler ne Hıristiyanlar sen onların dinine uyuncaya kadar asla senden hoşnut olmazlar.”

Diğer bir Ayeti kerimede ise;

استعيذ بالله :  وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُو نَ سَوَاءً ….○   سورةالنساء آية ٨٩

“Onlar kendilerinin küfür ettikleri gibi, sizin de küfür edip onlarla beraber olmanızı arzu ederler.”(Nisa Suresi Ayet 89)

 

Kıssalar 

          Hazreti Aişe (R.A.) validemiz, hac mevsiminde, Mina sokaklarından birinde karşılaştığı bir kadının örtüsünde -Haç- işareti görünce, derhal bu elbiseyi çıkarmasını ona tembih etmiş ve “Allah Rasulü böyle bir elbise gördüğünde onu yırtardı” demek suretiyle işin ciddiyet ve ehemmiyetini ifade etmiştir. Müminlerin annesi Hz. Aişe validemizin gösterdiği bu hassasiyet, küfrün sembolü bulunan Haç işaretine karşı nefretinden doğmaktadır.

          Naklolunduğuna göre Muaviye oğlu Haris, Medine’ye, Hz. Ömer’in yanına geldiğinde, aralarında şöyle bir konuşma geçer

                  -Şam’da durum nasıl?

                  -Allah’a hamdolsun, iyi.

                  -İhtimal ki müşriklerle de oturup kalkıyorsunuzdur?

                  -Hayır, ey müminlerin emiri.

                  -Sizler, müşriklerle hemhal olursanız, bunun neticesinde, çok sürmez onlarla     beraber yemek de yer, meşrubat ’da içersiniz. Onlarla-oturup kalkmadığınız müddetçe daima hayır içinde olursunuz. (Hayatüssahabe c.3 s.259)

           HAFSA radiyallahu anhâ: Bir levha üzerine Yusuf aleyhi selam kıssasından bahseden bir yazı eline geçirmiş ve onu peygambere okumuştu. Resulüllah’ın mübarek yüzü, renkten renge girerek buyurdu ki:

       “Nefsim, kudret elinde olan yüce Allah’a yemin olsun ki, ben aranızda iken, size Yusuf aleyhis-selam gelse de siz ona uyacak olsanız, sapmış olursunuz. Ben, sizin peygamberden payınıza düşenim, siz de benim, ümmetlerden payımsınız”.

         

          ÖMER radiyallahu anh : Bir gün bir adama uğramıştı, bir kitap okuyordu. Bir saat kadar dinledi, hoşuna gitti ve o adama: “Bana bu kitabı yazıver” dedi, o da, peki deyip bir deri aldı, onu hazırlayıp içine dışına yazıverdi. Sonra Hz. Ömer onu alıp peygamber aleyhisselam’a getirdi ve memnun olur zannederek elindekini okumaya başladı.

          Bu arada, Resulüllah aleyhisselâm’ın mübârek yüzünde acâyıp bir renk peydâ olmaya başladı. Ensâr’dan olan bir zât hemen eliyle kitaba vurdu ve:

“Anan kaybetsin seni ey Hattaboğlu, bugün sen bu kitâbı okuyalı-beri, Resulüllah’ın yüzüne bakmıyor musun? “Dedi. Hz. Ömer ara verdi.

  O zaman peygamber aleyhisselam buyurdu ki:

“Ben hem ilk ve hem son peygamber olarak gönderildim. Ve bana hem Allah kelâmının tamamı hem sonuncusu verildi. Ve bana söz sadeleştirildi. Ve kısaltıldı da kısaltıldı. Dikkat edin, sizi mütehevvikler helâk’e sürüklemesinler” (Hak dini Kur’an dili 6-227)

(MÜTEHEVVİK; her işe dalan, kararsız, seviyesiz ve hayrette kalmış ve şaşırmış, özenti meraklısı kişiler demektir.)

YILBAŞI TAKLİTLERİ

  • Yılbaşı âdetlerine özenen ruh çöküntüsüne uğramış insanların davranışlarını bu âyet-i kerime ve hadîs-i şerifler çerçevesinde tahlil etmek gerektiğinde hiç şüphe yoktur. Ve bu taklit meselesi, son derece ciddi ve tehlikeli bir iştir.
  • Mü’minler için İslâmî kandil ve bayram GÜNLERİ, nasıl büyük kazanç günleri ise, Müslümanların inançları için tehlikeli olan kötü âdet ve sapıklıkların yaşandığı günler de ebedî felakete düşürecek tehlikeli GÜNLERİ olduğu asla unutulmamalıdır.
  • Yılbaşı gecesinde vicdanları sızlatan münasebetsiz yayınlardan ve TV Programlarından şiddetle kaçınmak ve hatta akraba ziyaretleri ve komşu sohbetlerinde BİRİLERİNE benzer vaziyette kahkahalar içinde çerez yemek gibi hallerden inzivaya çekilip, o gecelerde yapılan büyük isyanlar sebebiyle insanlık âlemine bir felâket gelmemesi için yüce Allaha yalvarmak ve af dilemek lazımdır.
  • Yılbaşı, haya perdesini yırttığı, utanma hissini ‘aşağılık duygusu’ diyerek alay eden hayasızları türettiği ve ürettiği için duygularımıza zıttır.
  • Yılbaşı, duvara asılmış veya masa üzerine konulmuş bulunan bir takvimin tükenip bir yenisini konulacağını hatırlatmaktan başka mümine hiçbir şeyi ifade etmez.

Peki; Biz Mü’minler Olarak Bu Gibi Tehlikeli Gecelerde Ne Yapmalıyız?

           Sapıklık içinde bocalayan topluluklara karşı, hidayetleri için dua ettikten sonra, vatanımıza ve milletimize onlar sebebi ile bela ve musibet gelmemesi için dua ettikten sonra, yapacağımız dinimizin hükümleri ve milletimizi millet yapan geleneklerimizi takip etmektedir.

Cenab-ı Hak ayet-i Kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

ذَرْهُمْ يَاْكُلُوا وَ يَتَمَتَّعُوا وَ يُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

  سورة الحجر آية  ٣

“Bırak onları (kendi hallerine) yesinler, eğlensinler! Onları boş bir emel oyalayadursun. Sonra bilecekler onlar.” (Hicr Suresi Ayet 3)

BİR MÜMİN KİMLERE BENZEMELİ

VE

 KİMLERİ ÖRNEK ALMALIDIR?

 

  1. Biz, dört defa malının tamamını Fi sebilillah hibe eden, Geridekilere ne bıraktın? sorusuna, Allah ve Resulünün muhabbetini bıraktım, yetmez mi? diyen Hz. Ebu Bekir Sıddık’ı, 
  1. Biz halife olunca her saat başı kendisine “Ölüm var ya Ömer “diye hatırlatacak bir memur tutarak maaşını kendi cebinden ödeyen, Devlet işlerini yürüttüğü esnada gelerek selam veren arkadaşının selamını bir müddet almayan, sonra kandili söndürerek cebinden çıkardığı mumu yakarak selama cevap veren ve şahsi işlerimi devlet imkanları ile, beytül malla görmemeye çalışıyorum. Diyen Hz. Ömer’i
  1. Biz, Melekler bile kendi hayasına hayran kalan İslami hizmetlerin en büyük maddî destekçisi ve hamisi olan Hz. Osman ‘ı, 
  1. Biz, İslam’ın bir savaşında yere yıktığı kafiri üç kere İslam’a davet eden, menfi cevap vermesi üzerine katledeceği esnada aşağıdan beri yüzüne tükürdüğü için salıveren ve biraz önce dinim içindi, şimdi ise nefsim için olacak diye öldürmekten vaz geçtim diyen böylece onun “İslam ne muazzam bir din “diyerek şehadet getirmesine sebep olan, İlim şehrinin kapısı; Hz. Ali’ yi, 
  1. Biz, cesedim tabuttan alınıp kabre konulurken dar kefenin içinde uzuvlarım belli olmasın ve erkekler tarafından fark edilmesin için beni gece karanlığında defnedin diyen evlatları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’ e vasiyet eden; Hz. Fatıma’yı,
  2. Biz, bir savaşta kocasının, babasının, oğlunun ve kardeşinin şehit düşmüş bedenlerini gördüğü halde “ BENİM PEYGAMBERİM NEREDE O VARSA HEPİMİZE YETER “ diyen; Hz.Sümeyra’ yı, 
  1. Biz, yüzlerce kilogram ağırlığındaki kayanın altında ve zıt yönlere koşturulan develere ayaklarından bağlanarak eziyet gördüğü esnada bile kelime-i şehadeti okuyan, peygamberimizin müezzini; Hz. Bilal ve islamın ilk şehidi Hz. Sümeyye’ yi, 
  1. Biz, belki hanımımın tesiri ile anamın hakkını çiğnerim korkusuyla annesinin vefatına kadar evlenmeyen tabiinin en büyüğü ve Resülüllah aşığı ( ki efendimiz hırkasını ona hediye olarak göndermiştir. ); Hz. Veysel Karani’ yi 
  1. Biz, helada kullandığı taharat tası kırıldığı için günlerce ağlayan ve “Yıllardan beri benim avretimi sadece bu gördü. Şimdi ise yenisi görecek. “ Diyerek edep dersi veren İmam-ı Muhammed Birgivi’ yi,